
Uyuz hastalığı etkenleri doğada yaygın olarak bulunan ve kolay bulaşan parazitlerdir. Derinin epidermis katları arasında veya kıl folliküllerinde yerleşerek doku artıkları, kan ve doku sıvısı ile beslenirler. Yerleştikleri bölgede allerjik reaksiyonlara neden olarak değişik belirtiler oluşturan uyuz böcekleri karanlık ve nemli ortamlarda uzun süre yaşayabilirler. Bulaşma direk temas yolu ile olabileceği gibi uyuz bir köpeğe ait tasma, yatak, taşıma kabı vb. eşyalar ile de olabilir. Özellikle anneden direk olarak bulaşan Demodex'in henüz vücut direnci yetersiz olan yavrularda gelişimi kolay olmaktadır. Kötü bakım şartları, yetersiz ve dengesiz beslenme, tüy bakımının yetersizliği, havanın sıcak olması gibi faktörler ve özelliklede deri bütünlüğünün bozulması veya deri hastalıkları hastalığın oluşumunu kolaylaştırabilir. Köpeklerde görülen ve önem taşıyan uyuz etkenleri, Sarcoptes Canis, Otodectes Cynotis, Notoedres Cati ve Demodex Canis türleridir. Demodex Canis, Sarcoptesler ile aynı sınıfa dahil olmasına karşın dizi ve aile olarak farklıdır. Yerleşimi ve neden olduğu belirtileri ile şekil olarak birbirinden farklı olan bu iki uyuz hastalığının gözlenebilecek en büyük farkı, Demodex Canisin neden olduğu uyuz vakalarında kaşıntı yok denilecek kadar nadir olmasına karşın, Sarcopteslerin neden olduğu uyuz olaylarında şiddetli kaşıntının görülmesidir. Demodex Canis köpeklerde en sık görülen uyuz türüdür. Özellikle sokak köpekleri arasında oldukça yaygındır. Genellikle derinin alt katlarında yerleşir ve bu yüzden bazen mikroskopta bile görülmesi zordur. Şüpheli ve tespit edilemeyen vakalarda patalojik incelemelerin yapılması zorunludur. Sarcoptes Canis türü çoğunlukla karın bölgesi ve bacakların iç yüzü gibi vücudun kılsız veya az kıllı yerlerinde hastalığa neden olur. Kaşıntı ve tüy dökülmesi en iyi gözlenebilen belirtidir. Kızarıklık ile başlayan ilk bulguları veziküllerin oluşumu ve şiddetli kaşıntı takip eder. Zamanla kepeklenme ve kabuklanmalar da görülebilir. Otodectes Cynotis türü kulak kepçesi veya kulak yolunda yerleşerek kaşıntı, exudat birikimi ve kabuklanmaya neden olur. Kulakta kalınlaşma ve kaşıntıya bağlı yaralanmalar şekillenebileceği gibi ilerleyen vakalarda kulak yolunda yangıya ve deformasyonlara neden olabilir. Notoedres Cati çoğunlukla kedilerde görülen bir türdür. Ancak nadir olarak yavru köpeklerde de özellikle baş bölgesinde yerleşerek kaşıntı, tüy dökülmesi ve deri kalınlaşmalarına neden olabilir.
Hastalık tüm köpek ırklarında görülebilmekle beraber Doberman, Boxer, Fox Terrier gibi kısa tüylü köpeklerde, German Shepherd Dog ve daha az olmakla birlikte Rottweiler'larda uyuza karşı yatkınlık söz konusudur.
Köpeklerde görülebilecek klinik belirtiler hastalığın geliştiği forma bağlı olarak farklılık gösterebilir.
Kepekli form; kenarları kabarık, kırmızı renkte ve üzeri kepekli küçük yuvarlak noktacıklar ile karekterizedir. Zamanla bu alanlar genişleyerek daha yaygın bir hal alır. Bölgede tüy dökülmesi ve hatta kılsız alanların oluşması söz konusudur. Zamanla deri kepekle kaplı bir görünüm alabilir.Çoğunlukla baş, boyun, göğüs ve arka bacaklarda görülür. Kaşıntı genellikle yoktur.
Püstüllü form; kırmızı renkte küçük noktacıklar şeklinde kabartıların oluşması ile karekterizedir. Başlangıçta baş bölgesi, göğüs ve karın altında şekillenen bu kabartılar zamanla yayılarak tüm vücudu kaplayabilir. Sıkıldığında içlerinden kanla karışık bir iltihabın geldiği bu formda, irinli ve ülseratif dermatitis gelişmesiyle birlikte belirtiler daha şiddetlenebilir. Kronikleşen durumlarda derinin elastikiyeti kaybolur ve deri kalınlaşarak kıvrımlar oluşabilir. Özellikle ülseratif dermatitisin şekillendiği şiddetli olaylarda tedaviye direnç gösteren inatçı bir seyir görülebileceği gibi zayıflama, kaşeksi ve genel durumun ileri derecede bozulması sonucu ölüme de sebep olabilir.
Hastalık etkeni olan Demodex Canis dışındaki diğer uyuz etkenlerini mikroskop altında tespit etmek kolaydır. Demodex Canis ise mikroskopla görülmekle birlikte bazen yerleştiği noktaya bağlı olarak rutin deri ve kıl incelemesiyle tespit edilemeyebilir. Böyle hastalarda ya deri daha fazla ve derin kazınmalı veya patolojik inceleme için biyopsi ile örnek alınmalıdır. Hastalık çoğu zaman diğer deri rahatsızlıkları ile birlikte seyrettiğinden teşhis aşamasında dikkatli olunmalı ve oluşabilecek yanlış teşhislerden kaçınılmalıdır.
Düzenli tüy bakımı yapmak, sık yıkamalardan kaçınmak, banyodan sonra iyi kurulamak, başka bir köpeğe ait tasma vb. malzemeyi kullanmaktan sakınmak, beslenmesine dikkat etmek ve gezinti yaptığınız alanlar konusunda seçici davranmak hastalıktan korunma için çoğu zaman yeterlidir. Bulaşma ve yayılmasının kolay olması nedeniyle köpek popülasyonu içinde sık olarak görülen bir hastalıktır. Ancak doğada yaygın olarak bulunabilen hastalık etkenlerinin köpeklerle temasını kesmek kolay olmayacağından koruyucu önlemler daha fazla önem taşımaktadır. Bu nedenle hastalığa ortam hazırlayan faktörleri engellemeli, deri hassasiyetine neden olan hastalıkların varlığında daha dikkatli olmalı, sık sık deri ve kıl kontrollerinin yapılması gereklidir.
Demodex Canis dışındaki uyuz etkenlerini genellikle bir kaç gün içinde elimine etmek mümkündür. Demodex Canis ise daha uzun süreli tedaviye neden olur. Bu süre bazı vakalarda 4-6 aya kadar uzayabilir. Ancak genel olarak tedavi süresi yaklaşık 1 ila 1,5 aydır. Hastalığı atlatan hastalarda bakım ve beslenme şartları düzeltilmediğinde tekrar görülmesi mümkündür. Tedavide önemli olan, tedavi sırasında uygulamaların (yıkama, oral veya paranteral ilaç alımı) düzenli olarak yapılması, hastanın yaşam ortamının iyileştirilmesi ve beslenmenin yeniden düzenlenmesidir.